Kıssadan bugüne terör

Bugün Türkiye’de suların durgun olduğu bir hafta yaşıyoruz. En azından yastayız. Daha fazla acı haber duymak istemiyoruz. Umarım bu temennim gerçekleşir.

Terör iklimi içerisinde 900 yılı aşkın bu topraklarda yaşıyoruz. Bu 900 yıllık süreçte en büyük acıyı Moğol İstilası ve Anadolu’nun işgali ile yaşamışız. Kolay değil. Bu topraklarda bin yıla yaklaşıyoruz. Öyle eşekle, katırla devlet kurmaya çalışanlar acaba ne kadar dayanabilir.

1984 yılında başlamışlar baskınlara ve 72.500 terör eylemi gerçekleştirmişler. Baksanıza yüz bine doğru yaklaşmış. Ve bu süreçte bölücü teröristlerden 21.800 kişi ölmüş.5.500 asker ve polisimiz,  6.500 sivil vatandaşımız, 1.500 korucumuz şehit edilmiş. 1984 yılından bu tarafa 203.000 kişi gözaltına alınmış. Rakamlar ürkütüyor değil mi?

Bu kadar geçen yıllar içerisinde 13.000 vatandaşımız yaralanmış. 550 polis ve 500 askerimiz hayatını kaybetmiş. Bu sürede 2.100 köy korucumuz yaralanmış.

Bu operasyonlarda 47.000 ‘den fazla uzun namlulu silah, 42.000’den fazla tabanca, 80.000 bomba ve 5 milyon civarında mermi ele geçirilmiş.

Kimse gücenmesin ve darılmasın. Özal değişimciydi falan diyenlere tek bir cevabım var. Rahmetli Özal, Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı döneminde anlatıldığı gibi çok iyi bir idareci olamamış. Çünkü bu kadar net ki bugün Kuzey Irak’ta önümüzdeki dönemde başımıza daha büyük musibet getirecek olan Kuzey Irak bölgesinin kurulması 1.Körfez savaşı ile Özal’a nasip olmuştur. Özal’ın “Musul ve Kerkük’e girelim” önerisine karşı çıkan rahmetli Genel Kurmay Başkanı Necip Torumtay, Türkiye’ye hayati bir iyilik yapmıştır. Bugün hazmettirilmeye çalışılan Kuzey Irak Kürt Devleti’nin hamiliğinin altında yatan plan o gün de millete böyle aktarılmıştı. Hatta yarın rahmetli Atatürk’ü kullanarak “Misak-ı Milli” diye bu konuyu sulandırıp yine milleti maniple edeceklerdir.

Ne ala ki o günlerde bu büyük soruna gerekli müdahaleyi yapmayıp Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlıklarını “Serbest piyasa” diyerek borçlanma üzerine kurgulanan ekonomik sistem ve çapulcu nitelemeleri ile Özal sonrasında varımızla, yoğumuzla savaşmak zorunda kaldığımızdır.

Korkarım ki, Barzani Kürdistan’ının kurulması, rahmetli Özal’ın attığı temellerin ve izlediği politikaların sonucu olmuştu. İktidarın izlediği etnik siyasi politikaların bugün için Suriye Kürdistan’ının kurulmasına sebep olmamasını umuyorum. Hatta bu politikaların Türkiye’den ayrışacak bir yapının oluşmamasını diliyorum.

Türkiye’de terörün ülkeyi en çok sıkıştırdığı dönem 6.956 terör olayı ile 1993 yılında yaşanmış. Türkiye’de siyasetin ikliminin değiştiği ve iktidara 1980 darbesinden on iki yıl sonra tekrar gelen o günün DYP’si ve Süleyman Demirel’i milli çizgi içerisinde Özal’ın çizmiş olduğu bu yanlış politikaya son vererek müzakere ve mücadele etmek yerine müdahale etmiştir. Aslında Türkiye’nin kendi bölgesinde kurulacak olan bir Kürt devletine hayır dediği ve Özal döneminin ülkeye armağanı olan milyarca dolarlık borcun getirdiği ekonomik sıkıntıları göğüslenmek zorunda kalındı. Sıkıntılı ve krizle geçen yılların sonunda milletin teveccühü bugün ikinci bir Kürt devletinin kurulmasına doğru gidiyor.

Bugünlerde terör örgütünün 4.500 civarında silahlı eylemcisi olduğu söyleniyor. Şimdi bazıları televizyon ekranlarında iktidarın terörle son otuz yıl en iyi mücadele eden iktidar olduğunu söylüyorlar. O halde 4.111 terörist 1994 yılında güvenlik güçleri ile girmiş oldukları çatışmalarda ölü olarak geçirildi.

4.500 teröristle mücadele etmekte sıkıntılarımız var. Peki, sadece 1994 yılında yapılan mücadeleyi ele alalım. O günün zorlukları ve imkânlarını bugünle kıyas edebilme imkânı yok.

Aslında o günlerle bugünü kıyaslayabilecek siyasetin içerisinden ve her zaman takdir edilmesi gereken bir isim o dönem hazine müsteşarlığı ve sonrasında vekil olarak görev almış olan  İlhan Kesici‘ye ekonomik boyutunu sormak gerekiyor. Hatta Türkiye’nin sonraki dönem ve süreç içerisinde yaşadığı sıkıntılı yılları milletvekili olarak gözleme imkânı olmuş birisi. Bence bu hususları Sayın Kesici ile konuşmak lazım. Hani benim şahsım tarafından hazırlanmış terör raporları var ama bir önemli devlet adamından o günleri dinlemek daha doğru…

31 Ağustos 2012 Cuma

Anayurt

Hakkında Hüseyin Hakkı Kahveci

Hüseyin Hakkı Kahveci Gazeteci, Yazar, Stratejist, Siyaset ve Terör Uzmanı olarak Free Lance yani bağımsız gazetecilik alanında faaliyet göstermektedir. 19 Kasım 1972 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelmiştir. İlk – Orta ve Lise eğitimini Ankara'da tamamlamış olup 1991 yılında Devlet Bursu ile yurt dışında burslu Tıp eğitimi almıştır. Sonrasında CSU – USA'de İşletme üzerine Üniversite eğitimi sonrasında MD; Master düzeyinde Uluslararası İlişkiler ve Management eğitimi almıştır.

OKUDUNUZ MU?

Hüseyin Hakkı Kahveci Parlamento Haber Köşe Yazıları

ATATÜRK’E TEKLİF EDİLEN İLK SOYADI ve ÜNVAN ATABEY’DİR

Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatına ilişkin bilgilerimizin çoğu genelde ezbere dayalı, araştırılmamış ve kısa bilgilerden oluşmaktadır. …