Anasayfa / Parlamento Haber Köşe Yazıları / TANRI’NIN YÜRÜDÜĞÜ TOPRAKLAR – 1
Hüseyin Hakkı Kahveci Parlamento Haber Köşe Yazıları

TANRI’NIN YÜRÜDÜĞÜ TOPRAKLAR – 1

Dönemin son Cumhurbaşkanı, bugünün ilk başkanı Recep Tayyip Erdoğan talimatıyla Kobani operasyonu için 29 Ekim tarihinde Peşmerge zibidilerin silahları ve araçları ile Türk topraklarından geçiş izni verilmişti.

ABD ilk önce Malatya`ya Kürecik radar üssünü kurdu. Bugün ise Kobani`ye PKK terör örgütünün kontrolüne bir radar üssünü burnumuzun dibine kurdu.

Sınırın her iki yakası ABD ordusuna istihbarat sağlayan radarlarla dolu. Ve ABD füze yüklü savaş gemileri Basra körfezinde. İhtimal Suriye için ateş emri verilecek. Adına önleyici saldırı diyorlar. Arada İran ve Türkiye hedeflenebilir. Umarım olmaz tabi.

Gelelim planın ne olduğuna;

1. Özellikle 1950 ve hele hele 1970’lerden bu tarafa ABD-Batı’da yayımlanan Pagan-Yahudi-Hıristiyan teoloji kitap ve makalelerinde Türkiye ve hinterlandının “Where God has walked” (Tanrı’nın yürüdüğü topraklar) vurgusu ısrarla işlenmekte, Batı/Amerikan kamuoyunun adeta gözüne sokulmaktadır.

2. 1991 Birinci Körfez Savaşı’ndan sonra ABD’deki mahalli gazete, radyo ve televizyon organlarında başlayan, 11 Eylül 2001 İkiz Kulelere saldırılardan ve hâssaten Mart 2003’te Irak’ın işgalinden sonra büyük bir ivme kazanan, ağırlıkla yedi Amerikan Yahudisi ailenin kontrolündeki ulusal medyada ve yine İsrail – Amerikan Yahudilerinin kontrolündeki Hollywood yapımı TV dizisi ve filmlerde ısrarla “kötü Türk” tiplemesi işleniyor.

3. 1950’lerde sayısı üç milyon iken günümüzde sayılarının 90 milyona ulaştığı tahmin edilen Evanjelist Hıristiyan -ki bunlara Siyonist Hıristiyanlar da denir- teologlar sürekli olarak KAOS vurgusu yapmakta, 2012-2018 yılları arasında İsa Mesih’in yeryüzüne dönmesinin işareti olarak kaos, savaş, ekonomik krize atıfta bulunmaktadırlar. Bu hususları işleyen “Left Behind” (Geride Kalanlar) serisi kitaplar ABD’de 70 milyondan fazla sattı. 14 Eylül 2008 “patlayan” mali kriz i “kehanetlere” uygun bir projenin ürünü.

4. Özellikle Mart 2003’te Irak’ın işgalinden sonra ABD’deki bir takım think tank (düşünce kuruluşu) ve istihbarat kuruluşları Türkiye’ye yönelik beklenmedik, şoke edici öngörüleri içeren raporlar, yazılar yayınlıyorlar. Bunlardan son örnek, Ocak 2009’da “gölge CIA” olarak tanınan Macar Yahudisi -Amerikalı stratejist George Friedman ve “Stratfor” adlı kurumuna ait.

5. ABD “zayıf ihtimaller” üzerinden küresel şoklara göre Amerikan yönetimini devralacak FEMA (Federal Emergency Management Agency) yönetimine son şeklini vermiş durumda. FEMA (Federal Acil Yönetim Merkezi) nükleer, biyolojik, kimyasal bir saldırıya karşı, ekonomik kriz ve arkasından çıkabilecek isyan ve iç savaşa göre yeniden yapılandırıldı. Hem de bankacılık işlemlerinden vatandaşlık kanunlarına kadar. ABD olağanüstü haller için hazırlık yapmayı sürdürüyor. Bizde hedefleme yapılması için bina dikmeyi sürdürüyoruz.

Öyle görünüyor ki ABD’nin boynuna ilmiği geçirmiş olan bir avuç “seçilmiş” oligarşi -ki bunlar “Wall Street” ve “City”ye hâkim olan para babalarıdır – Yeni Dünya Düzeni Tarikatı’nın projesini hayata geçirmek, korkunç işler yapmak için hazırlıklarını tamamlamış durumda.

Obama’nın başkan seçilmesi hesaplara uygun. Kızılderililerin deyişiyle Obama “beyaz adamın adamı” yani bir avuç “seçkin”in taşeronu.

Hatırlayalım, 1997 yılında Clinton yönetimi tarafından hazırlanan “Yeni bir yüzyıl için strateji” başlıklı bir rapor-belge var.

Bu belgeye göre Türkiye’nin hinterlandına ve gerekirse “Güneydoğu ve Doğu Anadolu”da dâhil yeni yüzyılda Yeni Dünya Düzeni stratejisi gereği ABD yerleşecek.

Aslında bu projede ABD ana katalizör olarak görünse de, projenin esas sahibinden ziyade taşeronu konumunda. Hatta “büyücülerin aradığı kurbanlık bakire.”

1990 öncesi soğuk savaş dönemiydi. Abartılı olduğu bugün gün yüzüne çıkmış olan potansiyel bir Sovyet- komünizm tehlikesine karşı “İslamcı” sivil unsurlar ABD, Almanya, İngiltere ve İsrail tarafından harekete geçirildi.

Tarikatlar ve cemaatler bizzat İsrail ve İngiltere tarafından yönetiliyor. Bana bir tane tarikat ya da cemaat lideri TÜRK olan gösteremezsiniz. Hiçbirisi bize ait değil.

Bu süreçte Almanya Orta Doğu petrollerinden uzak durmak kaydı şartıyla Orta Asya petrollerine ulaşması için ABD, İsrail, İngiltere ve Fransa tarafından desteklendi.

Türkiye’ye gelince, 1978 Kemal  Derviş-Shelma Robinson imzalı Dünya Bankası “ekonomik dönüşüm raporu” hemen her gün aynı silahlarla ülkücü ve solcu gençlerin öldürülmesi ve bunun bir sağ-sol çatışması olarak topluma takdim edilmesi, ikisinin arasında “İslamcı” bir gençliğin filizlendirilip yetiştirilmesi, 24 Ocak 1980 Ekonomik Kararları, 12 Eylül 1980 Kenan Evren’in “Our boys have done it” patentli darbesi, “İslamcı” unsurlar korunurken Kenan Evren’in “Bir ülkücü bir solcu asıyorduk, asmayıp ta beslese miydik?” sözlerinde ifadesini bulan milli direnç merkezlerinin dağıtılıp ezilmesi, Devlet çarklarının Kenan Evren- Turgut Özal ikilisi tarafından Selefi- Eşari formatlı, “Müslüman Kardeşler” prototipi “İslamcı” unsurlarla doldurulduğu süreç. Ve nihayet 28 Şubat 1997 süresince Çevik Bir ve yandaşlarının “Batı Çalışma Grubu” adını verdikleri çete harekatı operasyonu. Bu operasyon BOP için başörtüsü üzerinden mütedeyyin Müslüman Türk ile Türk ordusunu kavgalı hale getirmek için tezgâhlandı.

Cumhuriyet tarihinde İsmet İnönü döneminden sonra Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne “Türk milliyetçiliğinin tehdit” unsuru olarak ikinci kez girmesi de 28 Şubat’çıların marifetidir.

Amerikan Yahudi kuruluşları ADL ve JINSA “Şeriata geçit yok” diye gürleyen Orgeneral Çevik Bir’e de, sözüm ona Çevik Bir’in “kurbanı” İslamcı Recep Tayyip Erdoğan’a da madalya verdi. Ama bugün “İslamcı kurbanlar” ile “laikçi kesenleri” el ele kol kola birlikteler.

Evet, Türkiye görünüşte TEZLER-ANTİTEZLER kavgası ile nasıl da dönüştürüldü sevgili okuyucular.

Devamı sonra ki yazıda…

Son kitabım “MÜHÜRLÜ VAGON” önümüzde ki hafta siz değerli okurlara sunuluyor. Bir ricam var.

  • RABITA UĞUR MUMCU`DAN SONRA
  • ATATÜRK `ÜN YASAKLANAN KİTABI
  • ATATÜRK VE CUMHURİYETE KUŞATMA – YAHUDA kitaplarını okuyunuz .

Sevgi ve saygıyla!

Atabey H.Hakkı Kahveci

Hakkında Hüseyin Hakkı Kahveci

Hüseyin Hakkı Kahveci Gazeteci, Yazar, Stratejist, Siyaset ve Terör Uzmanı olarak Free Lance yani bağımsız gazetecilik alanında faaliyet göstermektedir. 19 Kasım 1972 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelmiştir. İlk – Orta ve Lise eğitimini Ankara'da tamamlamış olup 1991 yılında Devlet Bursu ile yurt dışında burslu Tıp eğitimi almıştır. Sonrasında CSU – USA'de İşletme üzerine Üniversite eğitimi sonrasında MD; Master düzeyinde Uluslararası İlişkiler ve Management eğitimi almıştır.

Bir cevap yazın