Anasayfa / Parlamento Haber Köşe Yazıları / ABD TÜRKİYE`Yİ İŞGAL İÇİN 70 MİLYAR DOLAR BÜTÇE AYIRDI
Hüseyin Hakkı Kahveci Parlamento Haber Köşe Yazıları

ABD TÜRKİYE`Yİ İŞGAL İÇİN 70 MİLYAR DOLAR BÜTÇE AYIRDI

Yıl 2002. Günlerden Temmuz’un 24’ü. Tesadüf ya, tam da Türkiye’nin tapu senedi kabul edilen ve ABD’nin imza koymadığı Lozan Antlaşmasının yıl dönümü.

Amerikalı askerler Nevada çölünde bir tatbikat yapıyor. Adı Milennium Challenge-2002. Türkçesi “Bin yılın meydan okuması.” Allah Allah bu Amerikalılar kime meydan okuyor acaba diyorsunuz haliyle.

Tam 13 bin 500 personel katılıyor, üç hafta sürüyor bu tatbikat. ABD tarihinin en büyük tatbikatı aynı zamanda. Pek çok NATO ülkesi davetli. Ancak NATO’nun en büyük ordularından birine sahip Türkiye davet edilmemiş.

Her tatbikatta malum bir senaryo vardır. Senaryoda da haliyle mutlaka hedef olarak bir düşman bulunur. Onun üzerinden yazılan senaryoya göre de tatbikat gerçekleştirilir. Böylesi iddialı bir isimle gerçekleştirilen tatbikatta hedef kim diye merak ediyor insan gerçekten.

Tatbikattaki hedef ülke, iki kıtada konuşlu bir ülke. Bu anlamda bir takım denizyollarını kontrol ediyor. Akdeniz’de bir ada ülkesiyle sorunları var bu ülkenin. Ayrıca söz konusu hedef ülkede azınlık unsurlar da yaşamaktadır.

Senaryo, söz konusu hedef ülkede meydana gelen çok yıkıcı bir depremle başlar. Bu arada depremle eş zamanlı olarak Uluslararası bir mahkeme, ülkenin sınırlarıyla ilgili ve çıkarlarına ters bir karar alır. Bu arada da sorun olan ada devletiyle ilgili uluslararası güçler, hedef ülkeye çözüm önerir.

Zor durumda olan siyasiler öneriyi kabul etmek zorunda kalır. Bunun üzerine askerler yönetime el koyup ülkede otoriter bir yönetim kurarlar. Sonrasında ada devletini ablukaya alırlar ve ABD askerleri, 96 saat içerisinde söz konusu ülkeye müdahale eder (işgal).

ABD’nin Suriye’de YPG’ye gönderdiği silahların Türkiye’de ikinci işgal için kullanacak . Şimdilik YPG `li teröristler bu silahların muhafazasından sorumlu . Ortalama 150 bin kişilik kara ordusununu donatacak kadar silah kapımıza yığılmış .

Hatırlayın ! Barzani köpekleriyle , Talabani piçleriyle Kuzey Irak ‘ tan Bağdat ‘ a doğru ilerleyen ABD ordusunu hatırlayalım . Havadan destek veren ise , dönemin yerli ve milli Başbakan’ı Recep Tayyip Erdoğan ! 4.000 sortiden fazla ABD savaş uçakları Türk hava sahası üzerinden Irak halkını bomba yağmuruna tutmuştu.

Kimsenin ahı yerde kalmaz. O günlerde Irak halkı kime beddua ediyordu . Tabi olarak bize . Ülke yöneticlerinin aymazlıkları bugün geldiğimiz noktayı göstermiyor mu ? ABD’nin Irak’ta dağıttığı silahların Türkiye’nin güneydoğusunda tetiklediği terörü düşününce Suriye’de olanlar ve olacaklar dejavü gibi.

“İkinci dalga” saldırının hazırlıklarını yapıyorlar. 

PKK üzerinden, terör üzerinden Suriye sınırı boyunca yeni cephe kuruyorlar. Aylardır yapılan binlerce TIR silah sevkiyatı Suriye ile sınırlı değil.

Kuzey Irak’tan Akdeniz’e bir harita çiziyorlar, bütün bu bölgeyi Türkiye ve coğrafyayı paramparça edecek garnizona dönüştürüyorlar. PKK’yı “etnik” bir mesele gibi bize yutturanlar, bunu da öyle yutturuyor ve maalesef bazılarımız buna inanıyor.

Çünkü bu seferki saldırı doğrudan bir saldırı olacak, planın patronları açıktan cephede yer alacaktır! Türkiye için yeni ve yakın tehlike budur!

Bedelini bu topraklarda on altı yıldır ,kuruluş felsefesine karşı çıkan ve oy hakkını kendi hayat hakkını yok etmek üzere kullanan vatandaşlar ödeyecek . Tabi yaş yanında kuru iyi gidecek . Bir tabak cacık soğutmaz.

McGurk geçtiğimiz gün yaptığı açıklamasıyla Türkiye aleyhine yürütülen çok kapsamlı bir operasyonu da açığa çıkarmış oldu.

ABD, esas amacı Türkiye’yi “terörizme yardımcı devlet” olarak tanımlamak olan bu operasyonu tüm hızıyla sürdürüyor.

Amerika’nın ulusal güvenlik camiasının her biriminde Türkiye aleyhine bir hava var ve hepsi de “acilen bir şeyler yapılması gerektiği” düşüncesinde.

Her biri kendi tavrına bir kılıf da bulmuş.Örneğin, Savunma Bakanlığı, Rusya’dan alınacak S-400 füze savunma sistemini kendi karşı tavrının gerekçesi olarak öne sürüyor.

CIA, Obama döneminden devredilen dosyaları da devralmış, ayrıca bugünlerde Suriye sahasında YPG militanlarına verilen talimatta yakalanan her cihat bağlantılı kişiden Türkiye aleyhine bilgi toplanmasını ve bunların görüntülenmesini istemiş.

NSA ise dinleme kayıtlarıyla destek veriyor bu çabaya. Özel kuvvetler de Kürt sevgisi yüzünden neredeyse kör olmuş durumda. Dışişleri Bakanı’nı ise dinleyen yok.

Anlayacağınız, tüm ulusal güvenlik birimleri, Türkiye’yi teröre destek veren devlet konumunda göstermek için faaliyet gösteriyor.

AKP trollüğünü gazetecilik sanan bir sürü ahmak  TV ekranlarında İDLİB konusunu işliyor. Suriye devletini rejim gibi göstermeye çalışıyor . Yetmiyor ! Bu ahmak zeka ürünü müptezeller algı operasyonu yapıyorlar .

Nasıl olacağı konusunda alternatifsiz değiller .

İdlib bu günlerde gündemde . Suriye iç savaşı başladığında cemaat ve AKP `ye yakın STK `lar eliyle sağlam beslendiler. Diyanet vakfı ve MEB , okullar ve camiler üzerinden  Suriyeli`lere yardım adı altında topladığı paraların hesabını hala veremiyor.

Saray ve Başkan Erdoğan derhal bu müptezellerle ilgili  polis eve adalete yol vermeli. Bunların hepsi ebed – müddet ömür boyu Hakkari`ye yapılacak dev bir cezaevine tıkılmalı . Hem de sınıra ..

Mesela Suriye içerisinden mülteci adı altında gelenlerin içerisinde  para için adam öldürecek binlerle ifade edilen katiller var . Bugünlerde şehirlerde ki Suriye`li mülteciler toplanarak sınır hattında yeni inşa edilen kamplara naklediliyor.

Demografik yapıyı bozdukları tepkimi dikkate almışlar . Suriye`li mülteciler bu saatten sonra sınır hattında etten duvar olarak yaşayabilirler. Türk ekonomisi artık mülteci taşımayamayacak kadar zayıfladı . ‘ABD ve RUSYA önümüzdeki yıl PKK’yı SDF ismi ile resmi ordu olarak kabul etmeyi planlıyor. Planın sonrası kan revan.

Suriye’de kanton olarak tanınan bölgeler hava savunma sistemlerinden, anti tanklara kadar donatılacak. 50 bin kişilik ordu hazır kıta bekleyecek. Hem hava hem de kara askeri üslerin sayısı ve niteliği şimdiden arttırılmaya başlandı. PKK ‘nın elindeki silahların bir kısmı bizde bile yok! Suriye sınırına duvar örüyoruz lakin asıl problem Irak sınırında. Müdahele etmezsek Suriye PKK için bulunamaz bir lojistik merkezine dönecek. Eğer Fırat Kılıcı operasyonu başlamazsa ve Fırat’ın Doğusu PKK’dan tamamen arındırılmazsa, Irak’tan içeriye çok fazla sızmalar olacak Suriye’den lojistik destek alan teröristler Güneydoğudan her gün şehit haberi gelsin diye herşeyi yapacaklar. Olaylar bu kadarla sınırlı değil, daha komplike mevziler bizi bekliyor.

Ermenistan’ın Azerbaycan’a yaptığı saldırılara karşılık Türk Ordusu’nun eğitim ve mühimmat desteği zaten bekleniyordu. Nasıl yani! Hatta bu yardım yapılsın diye Ermenistan ortalığı karıştırıyor.

Maksat Türkiye’ye yapılacak bir saldırı esnasında bu yardımları bahane ederek taraf olmak. Ermenistan’daki Türkiye’yi işgal edeceğiz sesleri bize komik gelebilir. Mesele çıkacak olan kaosta bir mevzi de onların açacak olması. Aynı şekilde Gürcistan’da konuşlanan ABD askerlerinin varlığı Rusya’nın da bilgisi dahilinde. Birbirlerine düşman değiller. Tiyatro!

Yıllar önce Çeçen Cihadına Artvin sınır kapısından gönderdiğimiz mücahidleri Rusya unutur mu sanıyorsunuz? Herşeyin zamanı var yakın zaman içerisinde burnumuzun dibindeki Yunan adalarından taciz ateşleri haberleri gelecek.

Lojistik olarak destek bulamayan hiçbir örgütün yaşama şansı yok. PKK’nın Suriye’deki yapılanması Ermenistan’a da, Yunanistan’a da cesaret veriyor. NATO’dan ayrılmamız için dua ediyorlar. Rusya’nın bize S400 füze desteği vermesi de planın bir parçası. NATO’dan kopuş için bir bardağı dolduran bir başka damla.

Milletin hayati hatası BAŞKANLIK rejimi

O kadar büyük bir hata  !Üstüne bir Papaz meslesi çıkarttılar . Ve bizi Erdoğan üzerinden anti  demokratik devlet olarak suçluyorlar. AKP kanadında HUKUKÇU görünümlü GUGUKÇULAR eliyle hazırlanan Anayasa maddeleri ve BAŞKANLIK rejimi  bütün tarihimiz boyunca başımıza gelmiş en büyük olumsuzluk olarak 2019 yılından itibaren tarihte ve hafızalarımızda yerini alacaktır .

Hele de iç cepheniz böylesine zayıfsa; halkınız; tarihte olmayacak biçimde ayrışmış bir görüntü veriyorsa; ordunuz tarihinde olmadığı kadar moral değerleri açısından oldukça naif bir haldeyse, her bela kapınızı çalmak için fırsat kollayacaktır.Nitekim her bela kapımızı çalıyor

Boşuna mıydı 2008’den beri ordu üzerinde sürdürülen operasyonlar?

Bence “Bin yılın meydan okuyucuları”  bekledikleri başkanlık seçimi sonuçlarından pek memnun . İsrail “ Bizim için en iyisi Erdoğan” derken boşuna demedi .

İngiltere askeri  müzesi “ İngiltere için en büyük düşman kim ? Anketine bir numaradan ATATÜRK” boşuna demedi .

Artık Türkiye’yi anti demokratik bir ülke ilan etmeye hazırlanıyorlar.Başkan istedikleri gibi tercih ettikleri kişi seçildiğine göre …

İkinci 19 süreci dedğimiz 2019 yılına az kala , ülkemin üzerinde dolaşan kara bulutlar çoğalacak . Hepsini yaşayacağız. Bu topraklar kendisine bahşedilen aptalları yaşatmıyor . Bizler de bu acılara katlanacağız .

ABD çok iyi biliyor . ANKA – RA planı devrede . Erdoğan ve devlet aklı falan değil . Onlar bu planda yer ve yurt edinemezler. Bahçeli diye sorduğunuzu düşünüyorum . Ya da Perinçek ! Mümkün değil . Hepsi ayrı , ayrı sorumlulukları var . Ülkenin bu duruma gelmesinde beyanları ortada .

ANKA – RA planı GÖK TÜRK olup , mevcutlar bu planda sadece yaptıklarından dolayı suçlanırlar . Ben şimdiden söylüyorum .

ABD bütçesine ek ve gizli olarak aktarılan 70 milyar dolar para ise , hedefleri İRAN olacak diye düşünürken ! Türkiye için aktarıldığı fısıltıları ta ABD sularından kulağımıza geliyor .

Kısaca durum budur ve de vahimdir…

Efendim ! Biraz uzun oldu . Bu arada tatillerinizi yapmaya devam edin . Son tatil oluyor bu durumda .

Ricam ..

Hüseyin Hakkı Kahveci'nin Kitapları

RABITA UĞUR MUMCU`DAN SONRA

ATATÜRK `ÜN YASAKLANAN KİTABI

ATATÜRK VE CUMHURİYETE KUŞATMA – YAHUDA kitaplarını okuyunuz .

Sevgi ve saygıyla !

Atabey H.Hakkı Kahveci

Hakkında Hüseyin Hakkı Kahveci

Hüseyin Hakkı Kahveci Gazeteci, Yazar, Stratejist, Siyaset ve Terör Uzmanı olarak Free Lance yani bağımsız gazetecilik alanında faaliyet göstermektedir. 19 Kasım 1972 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelmiştir. İlk – Orta ve Lise eğitimini Ankara'da tamamlamış olup 1991 yılında Devlet Bursu ile yurt dışında burslu Tıp eğitimi almıştır. Sonrasında CSU – USA'de İşletme üzerine Üniversite eğitimi sonrasında MD; Master düzeyinde Uluslararası İlişkiler ve Management eğitimi almıştır.

Bir cevap yazın