Anasayfa / Parlamento Haber Köşe Yazıları / 15 ŞUBAT GÜNEŞ TUTULMASI: 19 YILLIK SÜREÇ
Hüseyin Hakkı Kahveci Parlamento Haber Köşe Yazıları

15 ŞUBAT GÜNEŞ TUTULMASI: 19 YILLIK SÜREÇ

1999 yılında başlayan süreçlerimiz bitiyor. 1999 yılındaki Ay ve Güneş tutulmalarının 19 yıllık süreci 15 Şubat 2019 tarihinde tamamlanıyor.

2019 yılı ikinci 19 süreci olarak resmen başladı. Fakat! Güneş tutulması ile tam sürece gireceğiz.

Hepimizin bildiği üzere 1999 yılı tüm Türkiye için çok önemli bir seneydi. 1999 yılının etkisini çoğumuz hala yaşıyoruz ve atlattık diyenlerimiz bile içinde bir köşede derin izlerini taşıyor.

Numerolojide 9 sayısı bitiş anlamına gelir. 1999 yılının 9 sayılarının gücü hepimizin hayatında o kadar çok şeyi bitirdi ve o kadar çok şeyi kaybettirdi ki, hala sızısı bir köşede hissediliyor.

Bütün bu işaretlerin yanında 1999 yılından bu yana 19 yılın olması ve bu yıl olacak olan tutulmalar ile tamamlanacak olması bizlerin başka bir sürece geçmesini sağlıyor.

Bugüne kadar birçok kehaneti gerçekleşen Nostradamus’un Türkiye ile ilgili bulunduğu kehanet kan donduracak cinsten. Eğer Nostradamus’un bu kehaneti gerçekleşirse, 2019’da Türkiye’de taş taş üstünde kalmayabilir!

Tabi olarak kehanetlerle yaşayacak değiliz. Kahinlerin hayatımızda yeri yok. Strateji, bu tür ezoterik bilgileri bile dikkate alır.

İngiliz “The Economist” dergisi 2019 kapağında çok sayıda ilginç sembole yer vermişti. Bence dikkate alınmalı. Çünkü, kurgu ve senaryoyu hazırlayıp dünya ile oynuyorlar.

İngiliz “The Economist” dergisinin 2019 kapağında birbirinden farklı çok sayıda gizemli sembol yer aldı. İlginç kapak tasarımıyla 2019’a hazırlanan dergi, kapak görselinde ABD Başkanı Trump, Rus lider Putin, Hindistan Bağımsızlık Hareketi’nin siyasi ve ruhani lideri Mahatma Gandi, fil, terazi, hilal, leylek, mahşerin dört atlısı, panda, üzerinde haç işareti bulunan köpek, Angelina Jolie, pinokyo, oy sandığı, otomobil, tenis topu ve karekod gibi çok sayıda simgeye yer verdi.

Kapakta yer alan “Mahşerin Dört Atlısı” (The Four Horsemen of the Apocalypse) figürüyle “Tarihin sonu”na, Hz. İsa Mesih’e ve “Kıyamet savaşı”na işaret ediliyor. Tıpkı yüz yıl önce işgal için geldikleri Anadolu topraklarına gelme sebeplerinde olduğu gibi.

İncil’in Vahiy bölümündeki şu bilgiler bize bazı işaretler veriyor.

  1.  “Sonra Kuzu`nun yedi mühürden birini açtığını gördüm. O anda dört yaratıktan birinin, gök gürültüsüne benzer bir sesle, “Gel!” dediğini işittim.”
  2. “Bakınca beyaz bir at gördüm. Binicisinin yayı vardı. Kendisine bir taç verildi ve galip gelen biri olarak zafer kazanmaya çıktı.”
  3. “Kuzu ikinci mührü açınca, ikinci yaratığın “Gel!” dediğini işittim.”
  4. “O zaman kızıl renkte başka bir at çıktı ortaya. Binicisine dünyadan barışı kaldırma yetkisi verildi. Bunun sonucu olarak insanlar birbirlerini boğazlayacaklar. Atlıya ayrıca büyük bir kılıç verildi.”
  5. “Kuzu üçüncü mührü açınca, üçüncü yaratığın “Gel!” dediğini işittim. Bakınca siyah bir at gördüm. Binicisinin elinde bir terazi vardı.”
  6. “Bir sesin şöyle dediğini işittim: ‘Bir ölçek buğday bir dinara, üç ölçek arpa bir dinara. Ama zeytinyağına, şaraba zarar verme!”
  7. “Kuzu dördüncü mührü açınca, “Gel!” diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.”
  8. “Bakınca soluk renkli bir at gördüm. Binicisinin adı Ölüm`dü. Ölüler diyarı onun ardınca geliyordu. Bunlara kılıçla, kıtlıkla, salgın hastalıkla, yeryüzünün yabanıl hayvanlarıyla ölüm saçmak için yeryüzünün dörtte biri üzerinde yetki verildi.”

“Kuzu Hz. İsa’yı temsil ediyor”

İncil’de anlatılan bu olayda kuzunun Hz. İsa’yı temsil ettiğini ve adalet gününe ilişkin tomarların her yeni bir mührünü açtıkça yeni dönemin sırlarının açıklandığını biliyoruz.

“Yeni bir dünyanın eşiğindeyiz”

‘Mahşerin dört atlısı’nın batı mitolojisinde ‘Kıyamet’ ya da ‘Korku dolu günler’ olarak yorumlanır.

“Kimse köşklerinde, yalılarında, kalelerinde, şatolarında rahat oturamayacak. İktidar sahipleri, aileler, dostlar, ortaklar, servet sahipleri birbirine girecek. Ortaklar, kardeşler, kuzenler, gelinler, damatlar, dayılar, amcalar, halalar, teyzeler. İnsanın insana güveni kalmayacak.. Hem birbirlerinden korkacaklar, hem de birbirlerini kıskanacaklar. Haram para, şarabın şişesinde durmadığı gibi kasasında durduğu gibi durmayacak. Bu durum halktan insanlar ya da prensler, zenginler ya da yoksullar için fark etmeyecek. Eğitimli ya da eğitimsiz, her tür insan. Birbirlerine baskın verecekler, Megalomani ve şizofrenik tepkiler sanırım daha da artacak.

İtalyan Mafyası kiliseyle kol kola girip, birçok “hayır” işi yaparak imajını ve vicdanını aklamak istemişti ama o “Gayrimeşru gasp paraları” kimseye fayda vermedi. Gasbedilen, haksız şekilde tahsil edilen para ile yapılan işler de ruhunu kaybetti.

Son on altı yılı dikkate alın. İtalyan mafyası, Vatikan örneğini bu yüzden verdim.

Da Vinci, “The Economist” dergisinin kapak konusu ile bir kez daha gündemde. Vinci’nin ölümünün 500. Yılında yeni dünya düzeni tartışılıyor.

Öte yandan; Türkiye gündeminde tartışılmasa da 2019 ile yeni bir süreç başlıyor. 2019 yılında digital devrim gerçekleşecek. Eskisine hiç benzemeyen yeni bir dünyanın eşiğindeyiz. Avatarlar ve Siborglarla çok farklı bir dünya.

Bilim, sanat, siyaset, ticaret, sanayi, eğitim, sağlık, tarım, para her şey siber devrimle yeniden tanımlanacak.

Bilgi bombardumanına tabi tutulacağız ama agnostik hale de gelebiliriz. Yeni dünya düzeninin öncüleri önlerindeki engelleri kaldırmak için dünyayı cehenneme çevirebilirler. Hiçbir şey ihtimal dışı değil. Hazır mısınız!”

Yani tapınakçılar veya illumunati veya veya bir çok ezoterik gurup, tarikat ne derseniz diyin bir planları olmasa bu planı psikolojik harekat tarzı bir dünya dergisinin kapağına koyarlar mı ?

Tabi ki koymazlar. Yine de hazır olmak gerek.

2019 Ocak ayını geride bıraktık. Yaşadığımız baskılama ortada.

ATAM TV ekranlarında anlattıklarım ortada. Bu durumda söylediklerimi dikkate almanız gerekiyor.

Ne demiş atalarımız “Sü(asker) uyur, düşman uyumaz.” Türk, Türk`e dosttur. Ötesi sadık dostumuz kara toprak.

Ben ise Atatürk`e göre, Türk olarak yaşanacaklara bakacağım. Yaşanacaklar yaşanacak efendim.

İkinci 19 süreci 15 Şubat sonrası bu yaşadıklarımızı kat be kat fazlasıyla bize yaşatacak. İyi, ya da kötü!

ATAM TV – Ufuk Ötesi, Youtube platformuna abone olunuz. Önemli konular açıklıyoruz.

Efendim! Uzun bir aradan sonra yazılarımıza başladık. Bu arada kitap yazmakla meşgul olduk. Umarım, önümüzde ki hafta son kitabım “TRAFODAKİ KEDİ, SANDIKTAKİ HİLE “ kitapçılarda olur. Sizlere iyi okumalar.

TRAFODAKİ KEDİ, SANDIKTAKİ HİLE“ geliyor.

Hüseyin Hakkı Kahveci'nin yeni kitabı "Trafodaki Kedi Sandıktaki Hile" okurlarıyla buluşuyor.
Hüseyin Hakkı Kahveci’nin yeni kitabı “Trafodaki Kedi Sandıktaki Hile” okurlarıyla buluşuyor.

Ve diğer kitaplarım…

  • Mühürlü Vagon
  • RABITA – Uğur Mumcu`dan sonra
  • Atatürk`ün Yasaklanan Kitabı
  • Yahuda – Atatürk ve Cumhuriyete kuşatma ..Okuyunuz.

Kitapları İnternet ortamında almak için lütfen TIKLAYINIZ

Sevgiyle kalın…

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

Hakkında Hüseyin Hakkı Kahveci

Hüseyin Hakkı Kahveci Gazeteci, Yazar, Stratejist, Siyaset ve Terör Uzmanı olarak Free Lance yani bağımsız gazetecilik alanında faaliyet göstermektedir. 19 Kasım 1972 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelmiştir. İlk – Orta ve Lise eğitimini Ankara'da tamamlamış olup 1991 yılında Devlet Bursu ile yurt dışında burslu Tıp eğitimi almıştır. Sonrasında CSU – USA'de İşletme üzerine Üniversite eğitimi sonrasında MD; Master düzeyinde Uluslararası İlişkiler ve Management eğitimi almıştır.

Bir cevap yazın